1 Şubat 2014 Cumartesi

BAYLAN PASTANESİ - KADIKÖY

Çocukluğumun vazgeçilmez aşkı 90 yıllık nostaljik lezzet durağı Kadıköy Baylan Pastanesi'nden bahsetmek istiyorum. Baylan Pastanesi'ne gitmek benim için özellikle çocukluk dönemimin ve ilkokul yıllarımın geleneksel ritüeliydi.


Her cumartesi günü Kadıköy'de oturan anneannem ile öğleden sonra önce Bahariye'deki sinemalardan birisine film izlemeye ardından da mutlaka Kadıköy Çarşısı'na yürüyüp Baylan Pastanesi'ne giderek o müthiş Kup Griye'si veya Adisababa'sı ile limonatasını tatmadan dönmezdik.


Benim Baylan tutkum 1970'li yıllarda işte böyle başladı. Hala da ayda bir kere fırsat yaratıp Baylan'a gitme keyfini mutlaka yaşamaya çalışıyorum.  Baylan Pastanesi'nin tarihçesi ile kısa bir bilgi vermek istiyorum. Baylan Pastanesi'nin kuruluşu Cumhuriyet ile yaşıttır. Aslen Rum olan Filip Lenas, 1919 yılında Arnavutluk'tan İstanbul'a göç etmiş ve 1923 yılında  Beyoğlu'nda Deva Çıkmazı'nda  ismi sonradan Baylan olarak değişecek olan "L'Orient" (Loryan) isimli pastanesini kuzeni Yorgi Kiriçi ile birlikte açmıştır. Burası kısa zamanda İstanbulların vazgeçilmez bir tutkusuna dönüşmüştür.


L'Orient kelimesi fransızca kökenli olup şark ya da doğu anlamına gelir ve "Loryan" olarak okunur. 1925 yılında Karaköy'de ikinci şubesini açarak hızla büyümeye başlayan "L'Orient" 1928 yılında İstiklal Caddesi üzerinde Luvr Apartmanın altındaki yeni yerine Beyoğlu şubesini taşır. L'Orient Pastanesi 1934 yılında yabancı isimlerin türkçeleştirilmesi kanununun çıkartılması nedeniyle "Baylan" adını alır.


"Baylan" Çağatay türkçesinde "kusursuzluk, mükemmellik" anlamına gelmektedir. Baylan'ın serüveni işte böyle başlamıştır. Beyoğlu Baylan özellikle 1950’li ve 1960’lı yıllarda şair, ressam, edebiyatçı ve tiyatrocuların uğrak yeri haline gelmiştir. Orhan Kemal'den, Peyami Safa'ya Cemal Süreyya'dan Atilla İlhan'a kadar bir çok kişi Baylan'ın yıllarca müdavimi olmuştur.


1961 yılında Baylan Kadıköy şubesi açılır ve bu şube Filip Lenas'ın oğlu Mihal Lenas tarafından işletilir. Zaman içinde önce 1967 yılında Baylan Beyoğlu şubesinin, ardından 1984'te Baylan çikolata fabrikasının kapanmasını, 1992 yılında Baylan Karaköy şubesi takip eder. 2009 yılında Altınmarka Şti. tarafından satın alınan Baylan, son açılan şubesinden yaklaşık 50 yıl sonra 2010 yılında Bebek sahilinde 3 kattan oluşan yeni mekanında farklı konsepti ile Avrupa Yakası'nda Baylan sevenlerle tekrardan buluşmuştur.


Ama ben Sizlere Kadıköy Baylan Pastanesi ve muhteşem klasiklerinden bahsetmek istiyorum.


Kadıköy Baylan Pastanesi yıllardır değişmeyen dekorasyonu, cam vitrinleri, çocukluğumdan beri tanıdığım garsonları , geçmişin izlerini taşıyan özellikle yazın ahşap pergolanın gölgesinde sarmaşıkların altında serinlemek isteyenler için bir vaha olan arka bahçesi ile sizleri çok eskilere adeta 1970'li yıllara götürür.


Kapısından içeri girdiğinizde eskinin kokusu ve görselliği sizde eski Türk filmlerinin platolarına girmiş izlenimi yaratır.


Pastalar hala eski usul metal tabaklarda servis edilmektedir. Ancak bu eski görüntüsü sakın sizleri süper lezzetleri denemekten alıkoymasın.


Baylan Pastanesi'nin bana göre 1 numarası olan Kup Griye (Coup Grillet), 1954 yılında yurt dışındaki eğitiminden Türkiye'ye "İlk Akademisyen Pastacısı" sıfatıyla dönen Harry Lenas tarafından yaratılmıştır.



Dönemin kremalı kup furyası sırasında yaratılan "Kup Griye"  vanilyalı ve karamelli dondurma ile krem şantinin üzerine dökülmüş bal bademle karamel sosunun servis sırasında çekilmiş fıstık ve kedi dili bisküviyle süslenmesinden oluşmaktadır.


Avrupa'da "Cup Baylan" olarak satılan Kup Griye'nin değişmeyen lezzetinin nedeni mutlaka taze olarak bekletilmeden hazırlanmasından kaynaklanmaktadır. Kup Griye'yi yerken dondurmanın içindeki balbademin ağzınızda ve damağınızda bırakacağı harika bir lezzeti olduğunu sizlere garanti ediyorum.


Baylan'ın Adisababa'sı benim ikinci favorimdir. Beni genellikle soğuk ve dondurma kıvamındaki lezzetler daha çok cezbetmektedir. Adisababa da dondurulmuş kremanın çilek, fıstık ve vanilyanın yumuşak aroması ile yorumlanmış halidir.


Adisebaba'nın bir çeşit parfe olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Fransızca "Parfait" kelimesi (Parfe) dondurulmuş krema ile hazırlanan pastalara verilen ortak isimdir. Türkçesi "mükemmel" demektir.


Özellikle yaz aylarında çok tercih edilmektedir.


Baylan'ın dillere destan trüf çikolatasından yapılan ve ağızda dağılan trüf pastasının gerçek bir lezzet harikası olduğunu vurgulamak istiyorum. İstanbul'da bu özel pastaya eş değer bir lezzet bulma konusunda zorlanacağınızı söyleyebilirim.


Ayrıca kestane püresi ve taze süt kreması ile hazırlanan oldukça hafif bir lezzet olan Monte Bianco pastası (Mont Blanc), karamel tutkunlarını ihya eden bir lezzet olan ve Choux (Şu) hamurundan üretilen profiterol toplarından oluşan karamelli pastası ve markiz Baylan müdavimlerinin en sevdiği çeşitler arasında yer almaktadır.


Ayrıca Baylan klasikleri arasında yer alan incirli pasta ve kestaneden yapılan minik fare şeklindeki şirin pastanın yanında ev yapımı tadındaki limonatasını tattığınızda eminim ki çok beğeneceksiniz.


Baylan pastanesi pralinli, likörlü, trüflü, marzipanlı, ganajlı, krokanlı çeşit çeşit tarz ve lezzetle nefis çikolataları ile hala adından söz ettirmektedir. Taze krema ve hakiki tereyağı ile el yapımı üretilen çikolataların mutlaka 15 gün içerisinde katkı maddesi taşımaması nedeniyle tüketilmesi gerekmektedir.


Ayrıca renk renk ve lezzetteki macaronları da çok rağbet görmektedir. Özel kutularda satılan alabileceğiniz macaronlar ve özellikle likörlü çikolatalar nostalji yapmak istediğiniz dostlarınız için harika bir seçimdir.


Baylan'da çocukluk günlerimin renkli kağıda sarılı şemsiye çikolataları hala vitrinleri süslemektedir.


1970-1980 yılları arasında her gün mutlaka bir tane tükettiğim, hala tadı damağımda olan bitter çikolatadan üretilen ve yaklaşık 30 yıldır üretimi yapılmayan Baylan gofretlerinin nefis lezzetini burada sizlerle paylaşmadan geçmek istemiyorum. Bitter çikolatalı "Baylan" gofretlerinin tekrardan üretiminin yapılmasını özlemle bekliyorum.


Bana göre "Baylan" üzerinden yıllar da geçse asla vazgeçemediğim ve unutamadığım mekanlar arasında her zaman yerini korumaya devam edecektir.


Bir zamanların tarih ve bilgi hazinesi olan Meydan Larousse'a giren, bir çok eski Türk filmine çekim mekanı olan, Buket Uzuner'in "Mavi Tuna, Kumral Ada" kitabına konu olan ve İstanbul'un hali hazırda yaşayan en eski pastanesi ünvanına sahip Baylan'a hala gitme ve bugüne kadar bu lezzetleri tatma fırsatı yakalayamamış olanlara ile benim gibi müdavimlerine mutlaka tekrar tekrar gitmelerini tavsiye ediyorum.

Adres: Muvakkithane Caddesi No:9/A Kadıköy - İstanbul
Tel: 0216 346 63 50
www.baylangida.com

2 yorum:

  1. güzel yazınız için teşekkürler. aynı duyguları paylaştığımız insanların olması güzel. ben yaşım gereği ancak 80'lerin sonunda yakaladım Baylan'ı.

    YanıtlaSil
  2. Mikrop yuvası haline gelmiş, pis kaşıklarla servis yapılan, gereksiz yere abartılmış, bir o kadar da pahalı pastahane.

    YanıtlaSil